Etrüsk mitolojisi figürleri

Author: Travel News / Etiketler:

Bu liste Etrüsk mitolojisindeki figürleri barındırır. Burada figür ile kastedilen bu mitolojideki her türlü yaratık ve nesnedir, buna put, tanrı ve tanrıçalar da dahildir.

Adı Bilgi
Açle Truva Savaşı'nın efsanevi kahramanlarından, Yunan Aşil'den.
Aita Ayrıca Eita. Yer altı dünyası tanrısı ve ölülerin hükümdarı, Yunan Hades ve Greko-Romen Plüto ile denktir.
Aivas Ayrıca Eivas veya Evas. Yunan kahramanları Ajax, Telamon’un oğlu ve Ajax, Oileus’un oğlu’nun dengidir.
Alpan Ayrıca Apanu. Lasa’lardan biri ve aşk tanrıçası. Büyük ihtimalle Yunan tanrıça Persephone’nin dengi. Sanatta genellikle kanatlı biçimde çıplak veya yarı çıplak resmedilmiştir.
Ani Cennetin en üst katında yaşayan gök tanrısı. Dilbilimsel açıdan Roma tanrısı Janus ile ilişkilendirilebilir. Dişi dengi, eşi Ana idi.
Aplu Ayrıca Apulu. Gök gürültüsü ve şimşek tanrısı. Açık bir biçimde Yunan tanrısı Apollo'dan türetilmiştir.
Artume Ayrıca Aritimi, Artumes veya Artames. Bereket, orman, doğa, gece, ay ve ölüm tanrıçası. Yunan tanrıça Artemis ile ilişkilidir.
Atunis Ayrıca Atuns. Popüler yaşam-ölüm-geridönüş (tekrar doğum) Adonis'in Etrüsklü enkarnasyonu, Turan'ın eşi.
Cautha Ayrıca Cath veya Catha. Bir güneş tanrıçası, ve güneşin kızı. Aynı zamanda başlangıçların ve şafağın tanrıçasıydı.
Cel Ayrıca Cilens veya Celens. Arz tanrısı, Yunan Gaia'nın dengi. Ati Cel ("Toprak/Dünya Baba") veya Apa Cel ("Toprak/Dünya Ana") olarak yorumlanırdı.
Kharontes Bir iblis (cin) türü, büyük ihtimalle dilbilimsel açıdan Kharon ile ilişkili.
Kharun Ayrıca Karun. Yeraltı dünyasında ölülerin ruhlarına işkence eden bir iblis, cin. Aynı zamanda yeraltı dünyasının girişinin bekçisidir. Akbaba burunlu, sivri uçlu kulaklı, kızıl saçlı, tüylü kanatlı mavi bir ifrit olarak betimlenmiştir. İnsanları bir çekiçle, zaman zaman da bir balta ile öldürürdü. Ayrıca bazen kızıl saçlı, sakallı bir adam olarak da tasvir edilmiştir. Yunan mitolojisindeki Kharon'a denktir.
Culsans Kapıların ve eşiklerin tanrısı, iki yüzlü Roma tanrısı Janus'un dengidir.
Culsu Ayrıca Cul. Geçitlerle ilgili bir yer altı dişi ifriti. Meşale ve makas onun simgelerindendir. Çoğunlukla Culsans'ın yanında temsil edilmiştir.
Easun Efsanevi Yunan kahramanı Jason'un Etrüsk mitolojisindeki dengi.
Evan Kişisel ölümsüzlük tanrısı ve Lasa'lardan biri. Kullanımı yaygın olan Evan ismiyle bir ilişkisi yoktur.
Februus Ölülerin ve saflaşmanın tanrısı. Romalılarca Februalia festivalinde tapılırdı. Şubat ayının ismi ve Roma sıtma tanrısı Febris'in ismi onun isminden türemiş olabilir.
Feronia Pek anlaşılamamış kırsal bir tanrıçadır. Temel olarak ona tapan çeşitli Roma kültleri sayesinde bilinmektedir.
Fufluns Ayrıca Puphluns. Bitki yaşam tanrısı, mutluluk, sağlık, ve herşeyin gelişimi ile ilgilidir. Semia'nın oğludur.Fufluna ya da diğer bir ismi Pupluna olan ve Romalıların Populonia olarak isimlendirdiği şehirde tapınılmıştır. Kısaca Romalılar tarafından sahiplenilmiştir. Dionysus'un dengi olabilir.
Hercle Ayrıca Herc veya Horacle. Güç ve su ile ilgisi olan, efsanevi Herkül'ün dengidir.
Horta Ziraat tanrıçası.
Laran Savaş tanrısı.
Lasa Çoğulu:Lasas. Turan'a eşlik eden tanrı ve tanrıçalar. Aşk tanrıları. Mezar bekçiliği de yaparlar.
Lasa Vecu Kehanet tanrıçası, nemf Vegoia ile ilgilidir.
Leinth Aita ile birlikte yeraltı dünyasının kapısında bekleyen yüzü olmayan tanrıça.
Lethans Ayrıca Letham. Yeraltı dünyasının koruyucu tanrıçası.
Losna Ayrıca Lusna. Ay tanrısı, okyanusla da alakalı. Yunan tanrıçası Leucothea ile alakalı.
Mania Etrüsklerde ve Romalılarda ölüm tanrıçası. Yunan delilik tanrısı Mania ile alakası yoktur. Mantus ile birlikte hükmetmiş ve Lares, Manes, hayaletler, ve gecenin diğer ruhlarını doğurmuştur.
Mantus Yeraltı tanrısı ve Mania'nın kocası.
Maris Tarım ve bereket tanrısı. Romalıların tanrısı Mars'ın kaynağıdır.
Menrva Ayrıca Menerva veya Menarva. Bilgelik, savaş, sanat, okul, ve ticaret tanrıçası. Yunan Athena ve Romalı Minerva ile alakalı.
Nethuns Su kuyuları tanrısı. Sonradan tüm nem, deniz ve suların tanrısı olmuştur. Yunan Poseidon ve Romalı Neptün ile denktir.
Nortia Şans ve kader tanrıçası.
Persipnei Ayrıca Ferspnai. Yeraltının kraliçesi. Yunan Persephone ve Romalı Proserpina ile denktir.
Satres Zaman ve gereklilik tanrısı. Roma tanrısı Satürn'ün çıkış noktasıdır.
Selvans Ayrıca Selva. Orman tanrısı, Roma tanrısı Silvanus ile akrabadır ve Yunan Silenus ile ilişkilidir.
Semla Fufluns'un annesi, arz tanrıçası. Büyük ihtimalle Yunan tanrıça Semele ile ilişkili.
Sethlans Ayrıca Velchans. Ateş tanrısı. Yunan Hephaestus ve Romalı Vulcan ile denktir.
Tages Ayrıca Tarchies. Bilgelik tanrısı. Jove'in ya oğlu ya da torunudur.
Taitle Yunan mitolojisi figürlerinden Daedalus'un Etrüsk formu.
Tarchon Etrüsklerin bir kültürel kahramanıdır. Kardeşi Tyrrhenus ile birlikte oniki şehirlik Etrüsk Federasyonu'nu kurmuştur.
Tecum Lucomenes yani yönetici sınıfın tanrısı.
Thalna Doğum tanrıçası ve Tinia'nın karısı.
Thesan Hayatın yaratılmasıyla ilişkilendirilen şafak tanrıçasıdır. Romalı Aurora ve Yunan Eos ile alakalıdır.
Thethlumth Kader ve yeraltı tanrısı.
Thufltha Veya Thuflthas. Bir Erinyes, Tinia adına cezaya çarptırır.
Tinia Adı Tins olarak kısaltılmıştır. Etrüsk Tanrılarının baş Tanrısı, göklerin yöneticisi, Uni'nin kocası ve Hercle'nin babasıdır. Yunan Tanrısı Zeus ve Roma Tanrısı Jüpiter ile ilişkilendirlmektedir.
Tiv Veya Tivr. Ay ilahı, büyük ihtimalle Cermen Tanrısı Tyr ile ilişkili.
Tluscva Bir çift toprak tanrısı Tellus ve Tellumo.
Tuchulcha Yeraltı dünyasının dişi şeytanı. Yarı insan, yarı eşekti ve saçları yılanlar ve akbaba gagalarından oluşuyordu.
Turan Sevgi ve yaşam tanrıçası ve Vulci ismindeki Etrüsk şehrinin koruyucusudur. Turan, resimlerde genellikle kanatlı bir genç kız şeklinde tasvir edilirdi. Güvercinler ve siyah kuğular onun kutsal hayvanlarıydı ve Turan'ın maiyeti Lasas diye anılırdı. Turan ayrıca Maris'in karısıydı. Yunan Tanrısı Aphrodite ve Roma Tanrısı Venus ile ilişkilendirilmektedir.
Turms Ticaret ve mal tanrısı, tanrıların habercisi. Hermes ve Merkür'e benzer.
Tvath Yeniden yaşama dönüş ve ölülere sevgi tanrıçası, Yunan tanrısı Demeter ile ilişkilidir.
Tyrrhenus Bir Etrüsk kültürü kahramanıdır. Tarchon'un ikiz erkek kardeşidir.
Uni Etrüsk mitolojisinin baş tanrıçası, Tinia'nın eşi, Hercle'in annesi, Perugia'nın efendisidir.
Usil Güneş tanrısı.
Vanth Kanatlarında göz olan yeraltı şeytanı. Ölüm habercisidir, ölüm döşeğindeki insanlara ölümde yardımeder. Sonralarda adaleti temsil etmiştir.
Veive İntikam tanrısıdır ve Maris ile alakalıdır.
Veltha Ayrıca Voltumna. Yeryüzü tanrısı. Sonradan baş tanrı olmuştur. Etrüsk medeniyetinin efendisidir. Romalı mevsim tanrısı Vertumnus'un ilhamıdır.
Vetis Yıkım ve ölümün yer altı (ahiret) tanrısı.
Vicare Taitle'nin oğlu, Yunan mitolojisindeki Icarus'dan türemiştir.

Etrüsk dininin özellikleri

Author: Travel News / Etiketler:


Aşil bir Truvalıyı öldürürken onların başında bekleyen çekiçli Kharun tasviri


Etrüsk mitolojisindeki Yunan etkisi yoğun olsa ve neredeyse her noktaya nüfuz etmiş olsa da, özgün temellerinin yanı sıra Etrüsklerin bu tip etki sonucu dahil olmuş figürleri geliştirdiği de bilinmektedir. Bunun en bariz örneklerinden biri Etrüsk mitolojisindeki yer altı/ahiret inancının yapısı, özellikleri ve tasviridir. Etrüsk yer altı dünyası Yunandakinin temellerine sahiptir. Örneğin kayıkçı Kharon, Kharun (veya Charun) ismiyle Etrüsk mitolojisinde yer alır. Burada ölecek olanların canını alırken kullanacağı büyük bir çekiçle tasvir edilmiştir. Bununla birlikte Etrüsk yer altı inancının barındırdığı demonoloji Yunandakinden çok daha gelişmiştir. Eril ve dişil birçok özgün iblisin yanı sıra Yunan mitolojisindeki iblis ve canavarlar da bulunur[11].

Bunların dışında belki de Etrüsk din ve mitolojisini Roma ve Yunan'dan ayıran en önemli noktalardan biri tanrıların oluşturduğu bir dinî sistemin varlığıdır. Romalıların Etrusca disciplina[12] diye andıkları bir tür Etrüsk din bilimi mevcuttur ve Etrüskler bunun tanrıların insanlara ilham etmesi yoluyla, tanrıların işi olduğuna inanmıştırlar. İlham edilen şeylerin yazılması kutsal kitap fikrini de doğurmuştur[13].

Bu bilim veya sistem İbrahimi Dinler gibi peygamber benzeri bir öğe de barındırır. Ayrıca içinde birçok farklı gelenek bulunur. Bu geleneklerden biri Tarquinia'dandır. Bu geleneğe göre dünyanın doğurduğu Tages isimli bir çocuk bir köylü tarafından ıssız bir arazide bulunur. Çocuk mucizevi bir şekilde konuşabilen çocuk etrafa ona ilham olunmuş dini mesajları verir ve daha sonra da esrarengiz bir biçimde kaybolur. Etrüsklerin en çok etkilendiği Yunan ve Roma din ve mitolojilerinde bu tip bir peygamber benzeri kişiye rastlanmadığı gibi bu tip sembolizm ancak çeşitli millet, ülke, uygarlık veya kahramanların kökenine dair anlatılarda kullanır.

İlham (veya vahiy) kültürü kutsal kitap edebiyatına yol açmıştır. Örneğin bu kutsal kitaplarından biri yıldırım kitaplarıdır ve yıldırımlara dini bir bakış açısı barındırır. Ayrıca Etrüsk dininde kutsal kitaplarla birlikte özgün bir ruhban sınıfıda mevcuttur. Bu sınıftan kişiler çok saygındılar ve Etrusca disciplina uzmanlarıydılar. Bu sebepten örneğin Yunandaki dini görevlilerden çok daha farklı özelliklere sahiptirler. Daha sonra bu ruhban sınıfı Roma İmparatorluğuna yayılmış ve Roma dinine nüfuz etmiştir.

Roma İmparatorluğu'ndaki paganist yapıya adapte olan ve Roma diniyle çok yakın bağlara sahip olan Etrüsk dini, kendisi Roma mitolojisinden etkilenirken Roma mitolojisinin ve özellikle dini yapısını etkilemiştir. Bunun en bariz göstergesi Roma sistemine Etrüsklerden geçmiş olan haruspexler yani özel ruhban sınıfıdır. Özellikle ibadet, ritüel anlamında Etrüsk dininin Romadaki dini anlayışa önemli katkıları olmuştur. Hristiyanlığın yükselişiyle Roma paganizmiyle birlikte Etrüsk dini de büyük zarar görmüş ve sonunda paganist inançların yasaklanmasıyla, Roma diniyle birlikte Etrüsk dini de yok olmuştur.


Etrüsk mitolojisindeki çoğu tanrının Romalı ve İtalik denkleriyle olan ilişkisi ve hatta isimlerini bu denklerinden almaları Etrüsk dininin İtalyan Yarımadası'ndaki diğer milletlerin dinleriyle birlikte aynı zaman diliminde geliştiğinin düşünülmesine yol açmıştır. Genel görüşe göre dini yapı MÖ 1. binyılın başlarında gelişmeye başlamıştır. Etrüsk panteonu Yunan ve Roma panteonları gibi bir ana tanrı barındırır. Zeus ve Jüpiter'e denk olan bu tanrı Tinia veya Tin olarak anılır. İsminin anlamı "parlayan gün" olan bu figür tasvir anlamında büyük oranda Zeus'a benzer. Yunan Hera veya Romalı Juno ile denk olan ve Tinia'nın eşi konumunda olan Uni isimli bir tanrıça bulunmaktadır. Etrüsk mitolojisindeki, Roma benzeri üçleme Tinia, Uni ve Menerva şeklindedir. Menerva, Romalı Minerva'dan köken alan akıl tanrıçasıdır.

Bunların dışında birçok Yunan mitolojisi kökenli figür, çoğu zaman tüm mitleriyle birlikte, Etrüsk mitolojisine nüfuz etmişlerdir. Örnek olarak Apulu verilebilir. Apulu Yunan tanrısı Apollo'nun dengidir ve gerek isim gerekse tüm mitleriyle Yunanlardan Etrüsklere geçmiştir[5]. Bunun dışında ünlü Yunan kahramanı Herkül de Hercle ismiyle Etrüsk mitolojisindeki yerini almıştır. Bunlar ve birçok tanrı ve tanrıçanın özelliklerinin yanı sıra isimlerinin de Yunan mitolojisindeki isimlerden köken almış olması Etrüsk mitolojisindeki Yunan ve Roma etkisini aşikar kılmaktadır.

Etrüsk mitolojisinde yer alan Tinia dışında tanrılara bakılırsa su tanrısı Nethuns, güneş tanrı Usil, orman tanrısı Selvans, zaman tanrısı Satre zikredilebilir. Yunan ve Roma mitolojileriyle olan yakın ilişki bu tanrılarda da göze çarpar. Satre Roma mitolojisindeki Satürn ile denkken Usil Yunan mitolojisindeki Helios ile denktir.

Akıl tanrıçası Menerva, aşk tanrıçası Turan, yer altı tanrıçası Culsu ve ana tanrıça Cel ati adı belirtilebilecek önemli tanrıçalardandır. Etrüsk mitolojisindeki önemli ve güçlü arz tanrıçası Cel ati'nin ismini oluşturan iki sözcük "dünya" ve "ana"dırlar; yani onun ana tanrıça karakteri ismiyle barizdir. Yunan Demeter ile Romalı Terra Mater'e denktir. Bunların dışında daha önemli tanrıçalarla ilişkilendirilmiş daha küçük tanrıçalar bulunur, bunlara özgün bir isim ile Lasa denir. Örneğin Alpanu, Achavisur ve Zipna aşk tanrıçası Turan'ın yardımcısı Lasalardır.

Etrüskler ile Türkler’in ortak bir kökeni olduğunu destekleyen bulgular

Author: Travel News / Etiketler:

  • Soyunu kurta dayandıran halklar yalnızca Türkler, Moğollar ve Etrüsklerdir.
  • Etrüsk dilindeki ve Türkçe’deki sözcük benzerlikleri.Dil benzerliğiKültür ve GramerRunik Yazı
  • Ölümle ilgili adetlerdeki benzerlikler.
  • Etrüsk iskeletleri üzerinde ve Anadolu’da yapılan DNA testlerinin sonuçları.Wikipedia-frthe similarity between the Etruscan and Turkish gene
  • Örneklerine yalnızca Anadolu’da rastlanan kulplu kazan gibi metalurji örneklerinin Etrüskler’de de görülmesi
  • Etrüskçe’nin Türkçe gibi eklemeli (agglutinant) bir dil olması
  • Etrüsk yazısında kullanılan birçok yazı karakterinin Orta-Asya’da ve Doğu Anadolu’da rastlanan ÖN Ön -Türkler’e ait runik yazıdaki karakterlere eş olması.

Sonuç olarak son bulgularada bakılırsa Etrüsklerin Türk kökenli oldukları ve Türkistan'dan geldikleri görülür.Kamunlar Vadisi ve İsviçreye yerleşen Türklerden bir kısmı olan Etrüskler Roma İmparatorluğu'nun da kökenidir.Roma İmparatorluğunun kurucularıdır.

Etrüsk Tarihi

Author: Travel News / Etiketler:

İtalya'nın Tiber ile Arno nehirleri arasında yeralan Etruria bölgesinde yaşamış ve M.Ö. 6. yüzyıla dek varlığını sürdümüş bir halkın adı olup Eski Romalılar tarafından Etrusci veya Tusci adlarıyla tanımlanmışlardır. Etrüsk halkı ve kültürü zamanla Roma İmparatorluğu içinde erimiştir. Etrüskler İtalya'daki diğer kavimlerden çok daha ileri bir uygarlık düzeyindeydiler. Roma uygarlığının, mitolojisindeki ilahlardan, hukukundan yol yapım tekniklerine kadar, kökünü hemen hemen tümüyle Etrüsk uygarlığından almış olduğu günümüzde saptanmış durumdadır[kaynak belirtilmeli]. Etrüskler'in dini, Çiçero’nun değindiği gibi, vahyedilmiş bir dindi ve 12'li sistemi baz alan bir inisiyatik örgütlenmeleri vardı.

Kendilerine ait özgün bir dile sahip olan Etrüskler, Yunanlılar tarafından Tyrrhenoi veya Tyrrsenoi adlarıyla bilinmişlerse de kendilerini Rasna veya Raśna olarak tanımlamışlardır. Roma kenti, Etrüsklerin hakimiyet bölgesinde kurulmuş olup Romalıların Veii kentini talan etmelerine dek (M.Ö. 396) kentin Etrüsklerin yönetiminde olduğu sanılmaktadır [kaynak belirtilmeli].

Yunan tarihçi Herodot'a göre Etrüskler Lidya'dan İtalya'ya göç etmişlerdir, bunun yanı sıra pek çok tarihçi de Etrüskler ile doğu uygarlıklarının adetleri arasında bağ kurmaktadır. Bu sebeplerden dolayı Etrüsklerin kökeninin Doğu uygarlıklarına dayandığını savunurlar.

Etrüsklerin kökeni hakkında yapılan en yeni çalışma, 2004 yılında çeşitli İtalyan üniversitelerinden gelen bir grup genetik bilimci tarafından yapılmıştır. Bu araştırma çerçevesinde MÖ 7-3 yüzyıllar arasında yaşamış Etrüsklere ait 80 iskeletten alınan DNA örnekleri alınarak çok titiz bir çalışma ile günümüzde yaşayan çeşitli milletlere ait DNA'lar ile karşılaştırılmıştır.

Sonuç olarak Etrüsklerin genetiğinin diğer milletlere göre en çok bugünkü Anadolu Türkleri ile yakınlık gösterdiği ortaya çıkmıştır. (Vernesi et al. 2004). Eski Yunan efsanelerinde de sıkça anlatıldığı gibi bu durum antik çağda Anadolu'dan İtalyan yarımadasına yapılan göçlerle açıklanmıştır.

Naacal Tabletleri'nden bazı ifadeler

Author: Travel News / Etiketler:

'Ulu büyük Melik'in… Ulu Hükümdarın, Yüce Tanrının karada gücü nedir? O Melik nebatatı büyütür, gökyüzünün rengini değiştirir... Bizi genç bitkilere, taze sürgünlere, yeni filizlere karşı müşfik kılan, bize gök yüzünün çeşitli renklerini seçtiren, yükselen bulutlan gösteren, parlak yıldızlar ile beraber gelen nimetleri, hafif çiyi, serinletici yağmuru gönderen, .güneşi;. ayın ışığını sevdiren büyük Melikin, Ulu Hükümdarın, Yüce Tanrının kudretini kâinat selâmlasın!... O, arzda insan yaratmış, insanları çoğaltmış, emirlere emir dinleyecekler, emir dinleyeceklere emirler ihsan etmiştir. İnsanları yaratan, emirlere salâhiyetler sunan, tebaaları itaatli kılan büyük Meliki, Ulu Hükümdarı, Yüce Tanrıyı kâinat alkışlasın.... Büyük Melikin, Ulu Hükümdarın, Yüce Tanrının denizde gücü nedir? O Melik gümüş balıklarını, yılan balıklarını, maymun balıklarını, ıstakozları, derin sularda yüzen iri balıkları, denizdeki diğer çeşit balıkları ve sair şeyleri deniz ile beraber halk etmiştir. Bu Yüce Hâlikı kâinat selâmlasın!... Bizi sineklerin, böceklerin, kurtların, diğer haşerelerin zararlarına karşı dayandıran odur. Onu, her şeyin Halikını, kâinat dualar* ile yücelesin!

Mu kıtası sıcak, fakat pek münbit ve mahsuldar, ovalık bir memleket idi. Her tarafı güzel çayırlar, meralar, düzlüklerde bitmiş zengin ormanlar süslüyordu. Akışları sakin, muntazam, geniş yataklı, seyrüsefere fevkalâde müsait nehirler kenarında kalabalık nüfuslu, büyük, zengin şehirler vardı. Dünya cenneti denmeğe lâyık olan bu kıtada hiç yüksek dağ yoktu. Dağlar yalnız orada değil, dünyanın başka taraflarında da henüz fazla yükselmemişti. Mu ve Muluların mevcudiyeti yeryüzünde büyük dağların teşekkülünden evvelki jeolojik zamana, üçüncü arz devrine tesadüf ediyordu. Mu ormanlarında ve sularında bu devrin hayvanları yaşıyordu. Mu insanları her nevi hayvanı muti bir hale getirmenin yolunu biliyorlardı. Koca kıtayı pek düzgün yollar ile kurşuni örümcek ağını örnek tutarak örmüşlerdi. Yollar nereden başlar, nerede biter, kestirilemez idi. O kadar mükemmel yapılmışlardı ki, kalıntıları karşısında günümüzün mühendisleri, kaldırım ustaları gözlerine inanamamaktadırlar. Main şeklindeki kaldırım taşları yan yana konuvermiş değil, birbirine kopmayacak surette eklenmiştir. Ne taraftan bakılsa kenarlar hattı müstakim teşkil eder.

Mu kıtası ahalisi, bir hükümetin idaresi altında on kabileden terekküp ediyordu. Hükümet reisine Mu'nun güneşi: tacı, hükümdarı,,hâkimi, emîri mânasına Ra-Mu deniyordu. Ramu'lar ahaliyi Tanrı'nın vahiy ettiği mukaddes yazılar ahkâmına göre idare ediyorlardı. Reisler halka karşı vazifesini müdrik, müşfik, halk reislere karşı içten gelen bir istekle hürmetkar idi. Emir etsin, yahut emre tâbi olsun bütün Mu sakinleri tek Allah'a inanıyordu.

Naacal (Naakal) Tabletleri

Author: Travel News / Etiketler:

Naacal Tabletleri ya da okunuşuyla Naakal tabletleri varsayımsal yitik uygarlıklardan Mu Uygarlığı'nın bilim rahipleri Naacaller’in tek tanrılı Mu dini ve kozmik bilgilerine ilişkin bilgilerinin yazıya geçirildiği tabletlerdir. Herhangi bir müzede sergilenmeyen bu tabletler Mu araştırmacısı James Churchward’un iddiasına göre Tibet’teki bir manastırın arşivinde bulunmaktadır. Bu manastırdaki rahibin açıklamasına göre, çok eskiden Orta-Asya’da yaşanan bir doğal felaketin ardından artakalan, Uygurlar’a ait Naakal tabletleri Tibetliler’in ataları tarafından Tibet’e taşınmıştır.

James Churcward elli yılı aşkın bir zaman içerisinde tüm dünyayı dolaşarak Mu ile ilgili pek çok belge elde etmiştir. Tibet bir mabedin başrahibi (rishi) tarafından kendisine gösterilen ve okutulan tabletler Naacal bilgilerini içermektedir. Churchward tabletleri okuyabilmek için Naga-Maya adını verdiği dili de, söylediğine göre, bu rishi’den (Doğu’da üstad anlamında kullanılan bir terimdir)

Naacal (Naakal) Tabletlerinin bulunuşu

Naga-Maya dili Hindistan'daki arkaik Sanskritçe olarak bilinen en ilkel Hint dilinden daha eskidir. Churchward Batı Tibet'teki bu mabedin ( başrahip Naga-Maya dilini bilmektedir) başrahibinden bu ölü dili 2 yıllık bir çalışma sonunda ögrenir ve rahibin de yardımı ile bu tabletlerde yazılanları çözer. Burada yazılanlara göre, bu yazılar 15.000 yıl önce yazılmış olup, sonradan Hindistan'a getirilmiş tabletlerdir.

Rishi'nin Churchward'a, binlerce yıldır sır olarak saklanan tabletleri niçin gösterdiği bilinmiyor. Ancak, kendisi de bir inisiye olan rishi'nin, başka kanallardan da olsa ezoterik doktrini bünyesinde yaşatan bir diğer kardeşlik örgütüne üye olan Churchward'ı kendisine yakın bulduğu ve bazı sırların batı dünyasına açıklanması zamanının geldiğine inandığı tahmin ediliyor.

Naacaller'in sembolleri daha çok geometrik şekilleri kapsıyordu. Bu sembollerin ezoterik anlamlarını sadece inisiye edilmişler ve imparator Ra-Mu bilmekteydi.

Naacal tabletleri bu kıtanın, uygarlığın beşiği olduğunu öne sürmektedir. Yaklaşık 70.000 yıllık bir uygarlık geçmişine sahip olan Mu; zaman içerisinde tüm dünyada birçok koloniler ve büyük imparatorluklar oluşturmuştur.

Tibet tabletlerinde eksik kalan bilgilerini, Churchward, Amerikalı Jeolog William Niven'ın, 1921 - 1923 yılları arasında Meksika'da yaptığı kazılarda bulduğu, 11.500-12.000 yıl önce yazıldıkları saptanan 2600 dolayında tablet ile tamamlamıştır. Churchward Meksika’daki kazılarda bulunan bu tabletlerin de Tibet’te öğrendiği Naga-Maya dilinde yazıldığını ve müzeye nakledilmiş bu tabletleri çok rahatlıkla okuyabildiğini ileri sürmüştür.

Churchward, Naacal tabletlerinden edindiği bilgiler ile 5 kitap yazmıştır. 1930 lu yıllarda kaleme aldığı eserler ve yaptığı konferanslar ile. bilim dünyasında büyük yankılar uyandırmıştır.

Naacal öğretisinde Güneş doğrudan Tanrı değil, onun birliğinin ve tekliğinin kitleler tarafından daha iyi anlaşılması için seçilmiş olan bir semboldü. Sembollerin kullanılmasındaki bir diğer amaç da, belirli ifade tarzlarının kalıplaşmasını önlemek ve gelişmeler doğrultusunda sembollere yeni anlamlar yükleyerek, dinin bağnazlıktan ve doğmalardan kurtulmasını sağlamaktı. Ancak, uygarlık çöküp, ana kaynak yok olunca, zaman içinde bu sembollerin kendileri putlaştı ve çok fazla olan bu sembollerin her biri bir dini temsil etmeye başlamıştır.

Maya İfadelerinden Örnekler

Author: Travel News / Etiketler:

http://www.ancient-symbols.com/mayan_glyphs.jpg

Maya el yazmaları

Author: Travel News / Etiketler:

Dresden el yazması

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/8/85/Dresden_Codex_p09.jpg
Grolier el yazması




http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/9/95/Codex_Grolier%2C_page_2.jpg




Troano el yazması, Madrid

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/7/7b/Codex_Tro-Cortesianus.jpg

Olmek glifleri

Author: Travel News / Etiketler:

http://ukko.free.fr/mu/olmec.gif

James Churchward'un Maya,Mısır ve Mu alfabelerini karşılaştırma tablosu

Author: Travel News / Etiketler:

http://pythacli.chez-alice.fr/images/table.jpg

Maya Dili ve Türkçe'nin Benzerlikleri

Author: Travel News / Etiketler:


Ünlü araştırmacı Augustus Le Plongeon "Mısırlılar'ın Kökeni" (Ege Meta Yayınları'ndan Türkçesi çıkmıştır) adlı kitabında Maya dili ile eski Mısır dilindeki 150 sözcüğün benzerlik gösterdiğini açıklamıştır. Bunlardan altısı şunlardır:

Eski Mısır dilinde
Maya dilinde
Türkçesi
a-t otak otağ,ev
bak baat balta
bka bakah bükmek
hanhan hanhan hemen
takal tatak tutkal
akhkh akab akşam

Öte yandan, M.K. Atatürk'ün görevlendirdiği Tahsin Mayatepek de Maya dili Türkçe arasında çok sayıda sözcüğün benzeştiğini bildirmiştir. Bunlardan bazıları Türkçe'deki ata sözcüğü, tepe sözcüğü (Maya dilinde tepek) ve tükürük (Maya dilinde tokuruk) sözcüğüdür. Proto-Türk araştırmacıları da Proto-Türkler'in damga (tamga) yazısındaki işaretler ile Maya hiyerogliflerindeki işaretler arasında benzerlikler saptamışlardır.

Doç. Dr. Haluk Berkmen'in saptadığı, Maya dillerindeki ve Türkçe'deki bazı benzer sözcükler


Maya dilleri Türkçe anlamı Maya dilleri Türkçe anlamı Maya dilleri Türkçe anlamı Maya dilleri Türkçe anlamı Maya dilleri Türkçe anlamı Maya dilleri Türkçe anlamı Maya dilleri Türkçe anlamı
ahau ağa çetun çetin dişi koça' koca,büyük tepek tepe tulan' dolgun ul' ulaşmak
akab akşam çol çolak kaşnak kuşak kul kul top toplamak tup' dip uy oy
baat balta hanhan hemen kin gün naa ana toz toz tzekel çakıl yaş yaş,taze
bakah bükmek kutz kuş kiniş güneş ol olmak otak otağ ueez uyuz yaşıl' yeşil
ça çam içil içinde kişe kişi tatak' tutkal tul tolu,dolu uiş işemek '

Maya yazısı

Author: Travel News / Etiketler:

Bulgular M.Ö. 3. ve 4.yy.’larda bile Mayalar’ın yazı sistemini kullandıklarını göstermektedir. Maya yazısından önce de Orta-Amerika’da çeşitli yazı sistemlerinin kullanıldıkları (Zapotek yazısı, Olmek yazısı vs.) bilinmektedir. Bunlardan biri Olmec ile Maya yazısı arasında bir "geçiş yazısı" denilebilecek Epi-Olmec yazısıdır. Bununla birlikte 5 Ocak 2006’da National Geographic tarafından yayımlanan Maya yazısı inceleme sonuçları Maya yazı sisteminin hemen hemen en eski Orta Amerika yazı sistemleri kadar eski olduğunu göstermektedir.Kısa kısa da olsa, çoğu anıtlar, tabletler, steller (dikiltaşlar ve tahta levhalar) ve çömlekçilik ürünleri üzerine yazılmış olmak üzere günümüzde yaklaşık 10.000 Maya yazıtının ya da metninin varlığı bilinmektedir. Bunlardan başka Mayalar’ın, özellikle çeşitli incir ağacı türlerinin ağaç kabuklarından elde ettikleri kâğıtlara kaydettikleri boyalı metinler mevcuttur.Maya yazı sisteminin çözülmesi uzun ve zahmetli bir inceleme sürecinden sonra mümkün olmuştur. İlk kısmi çözümler 19.yy.’ın sonunda başlamışsa da, yazının çözülmesi konusunda esas önemli gelişmeler 1960’lı ve 1970’li yıllarda olmuştur ve günümüzde Maya metinleri tümüyle olmasa da, yeterince okunabilmektedir. Maya dilinin çözülmesi konusunda emek harcamış isimlerden bazıları Constantin Rafines, Yuri Knorozov, Ramón Arzápalo Marin’dir.

Ne yazık ki İspanyol papazlar işgalden kısa süre sonra ele geçirdikleri tüm Maya kitaplarını yakıp yok etmişlerdir. Arkeolojik sit alanlarındaki taş yazıtların, tabletlerin yanısıra, günümüze ancak üç Maya elyazması ve birkaç sayfadan ibaret bir metin kalmıştır.

Maya kazılarında sık sık, alçıdan yapılma dikdörtgen tabletler keşfedilmektedir, fakat üzerlerinde organik izler kalmadığından yaşlarının saptanması konusunda ancak varsayımlarda bulunulmaktadır. Son incelemeler, Mayalar’ın yazı sisteminde, aynı sözcüğün yazımında hem alfabetik sistemin hem de ideografik sistemin bir arada kullanıldığını göstermiştir. Maya dillerinin yazımında karmaşık, alfabetik olmayan bir yazı sistemi kullanılmıştır. Bu, kısmen logografik, kısmen de hecesel seslere dayalı bir karışımdan oluşan yazı sistemidir; bir başka deyişle, eski Mısır yazısında ve Çince'nin Çin yazısı ve Japonca’nın kanji yazısında da olduğu gibi kelime ve fikirleri belirten ideogramların yanısıra, ayrıca sesleri belirten fonetik sembollerin de kullanıldığı bir karışımdan oluşmuştur.

Alfabeleri olmayan Mayalar’ın kullandıkları fonetik sistem rébus (karışık olarak verilmiş harfleri veya işaretleri belli bir sıralamayla bir araya getirerek bir sözcük veya cümle oluşturma) türünde bir bulmaca çözme oyununa benzetilebilir. Her glif birbirini tamamlayan iki ayrı biçim içerir. Biri temsili biçimdir, ötekisi ideogram olan sembolik biçimdir ki, bu ikincisi genellikle stilize halde olur. Gliflerin çoğu birkaç öğenin birleşimi olarak karşımıza çıkar ki, temel öğe sıfat,zarf, edat vb. gibi takılar, ekler alır.

Dolayısıyla Maya yazısının çözülmesi son derece zordur. Çözülen gliflerin ifade ettikleri cümleler de kimi zaman yoruma muhtaçtır. Bununla birlikte yaklaşık 800 glifin (bir işaretin grafik temsili, karakter, hiyeroglifik yazıyı oluşturan parçalar) ya da işaretin kullanıldığı Maya yazısının günümüzde yaklaşık % 80'i çözülebilmiştir. Glifler hece birleşimlerini (sözcük) ifade ederler.


Palenque'de kullanılan gliflerden detay.

Maya hiyeroglifleri ya anıtlar ve mimari eserlerde genellikle taş veya tahta üzerine işlenmiş ya da kâğıt, alçı duvarlar ve seramik objeler üzerine resmedilmişlerdir. Bitkilerden elde edilmiş kâğıt genellikle 20 cm. eninde, birkaç metre uzunluğunda olurdu ve yazıldıktan sonra akordeon gibi katlanırdı. Maya ülkesinin Aztek dilindeki adında ("al ve karanın ülkesi") bulunan renkler gibi kırmızı ve kara renkli mürekkepler kullanmışlardır. Bu yazı göründüğü kadarıyla çoğu zaman dini amaçlarla uygulanıyordu. Yazıcılar toplum içinde önemli bir konuma sahipti.

Maya dillerindeki sözcükler, Latin alfabesiyle yazıldıklarında, kimi zaman, yazıldığı gibi okunmamaktadır. Örneğin, Chichimec adı Çiçimek olarak, Kukul-cán ya da Kukulkán adı Kukuul kaan olarak, Chilam Balam adı Çilam Balam olarak, Yucatan ise Yukatan olarak okunur. Maya sözcüklerinde; İngilizce, İspanyolca veya diğer Latin alfabeli dillerden biriyle yazıldığında, kaleme alındığı alfabeye bağlı olarak, çoğu zaman, “ ch” harfleri Türkçe'deki “ç” sesiyle, “c” harfi Türkçe’deki “k” sesiyle, “J” harfi genellikle Türkçe'deki “h” ve nadiren “ks” sesiyle, “tz” harfleri Türkçe'deki “ts” sesleriyle, “nh” harfleri Türkçe'deki “n” sesiyle,“x” harfi genellikle Türkçe'deki “ş” sesiyle, sözcüğün ortasında yer aldığında bazen Türkçedeki “h” gibi okunmaktadır. Özellikle İspanyol işgali sırasında Maya sözcüklerinin İspanyolca'ya uyarlanarak yazılmış olduğu görülmektedir; İspanyolca'da birkaç istisna dışında "h" harfi okunmaz, yani hiçbir sese karşılık gelmez.

Maya dili

Author: Travel News / Etiketler:

Maya dillerinin kökeni olan, Proto-Maya (Ön-Maya) dili de denilen asli Maya dili, Kişe-maya ya da Kişey-Maya (maya quiché) dilinde "eski Maya dili" anlamındaki Nab'ee Maya' Tzij terimiyle ifade edilir.

Bu dildeki ilk bölünme Meksika Körfezi kıyılarına yapılan göçle ortaya çıkmıştır. Maya dillerinin gramer yapısı diğer Orta Amerika dillerine kıyasla daha kolaydır. Türkçe gibi eklemlemeli bir dildir. (Diğer eklemlemeli dillerden bazıları Quechua dili, Etrüsk dili, Moğolca, Fince, Macarca, birçok Kafkas (Abhazca vs.) ve Ural dilleri, Hatti dili, Pelasg dili, Lidya dili, Kızılderili dilleri, Sümerce, Bask dili, Eskimo dili'dir.) Meksika'da 2003'te yürürlüğe giren bir yasayla Maya dillerinden Maya Yucateco (Yukateko dili) asli kızılderili dilleri gibi, ulusal dil ilan edilmiştir.

Günümüzde Maya dillerinin konuşulduğu ülkeler, başta Meksika ve Guatemala olmak üzere, Honduras, Belize (Britanya Honduras'ı) ve El Salvador'dur.

Türkçe ile Maya dili arasında birçok alanda benzerlikler göze çarpmaktadır. İlk kez Mustafa Kemal Atatürk tarafından başlatılan bu benzerlikleri saptama çalışmasına son zamanlarda dilbilimciler de katılmaya başlamıştır.Maya dili ile Türkçe’deki benzerlikler konusunda araştırma yapan Stig Wikander “Mayaca ve Altayca, Maya dilleri ailesinin Altay dilleri ailesiyle akrabalığı var mıdır?” adlı makalesinde saptadığı bazı benzerlikleri sunmuştur.[4]Nitekim son bilimsel araştırmalar Maya dilinin de dahil olduğu Amerindiyen[5] dil ailesinin yaklaşık 16.000 yıl öncesine dek Sibirya’da yaşayanların diliyle ortak bir kökene sahip olduğu yönündedir.

Popol Vuh

Author: Travel News / Etiketler:

Popol-Vuh ya da Pop Wuh Kişe-Mayalar’ın kutsal kitabıdır.Adı “zamanların kitabı” ya da “olayların kitabı” anlamına gelen Popol-Vuh, Mayalar’da kadim zamanlardan beri aktarılagelmiş sözlü tradisyonun yazıya geçirilmesiyle oluşmuştur. 18.yy.’da rahip Francisco Ximenez tarafından İspanyolca’ya çevrilmiştir. Kitapta evren, Tanrı, evrenin oluşumu, dünya çağları, evrendeki ilkeler, inisiyasyon vs. hakkındaki bilgiler sembolik bir anlatımla sunulur. Elyazması kitabın birinci kısmı yaratılış konusunu içerir. İkinci kısımda ise Hunahpú et Ixbalanqué adlarındaki ikiz kardeşlerin öyküsü bulunur ki, bu öykü inisiyasyon sınavları ve aşamaları sürecinin sembolik anlatımı olarak yorumlanır.


Kukuul Kaan Piramidi

Author: Travel News / Etiketler:


Chichén Itzá'daki Kukulkán (okunuşuyla Kukuul Kaan) Piramidi'nin kuzey cephesi. Mayalar bu piramidi astronomi ve matematik bilgilerini ortaya koymak istercesine belirli bir sistemle inşa etmişlerdir. Örneğin piramidin dört cephesinin her birinde 91 basamak yer alır. Böylece 4x91’le bulduğumuz 364 sayısına en tepedeki düzlüğü de +1 olarak eklediğimizde yıldaki günlerin sayısı olan 365’i buluruz. Ayrıca, piramidi yönlendirme ve inşa etme tercihleri sayesinde, ilkbahar ve sonbaharda ekinoksların gerçekleştiği anlarda, güneş ışınları, piramidin çıkıntıları sayesinde, merdiven basamaklarının dibinde bulunan iki yılan başı yontusunun "S’ler çizen bir gövde uzantısı" oluşacak şekilde bir gölge oluşturmasını sağlar. (İki başlı yılan) Bu yılan, piramidin tepesindeki bir tüylü yılan oymasından anlaşılabileceği gibi, Kukulkan adıyla bilinen ilah tüylü yılandır. [1] (Yılanın, vücudunun gökcisimlerinin yörüngelerinin şeklini alabilmesi yani S'ler çizebilmesi özelliğinden ötürü Mayalar’da göksel bir sembol olarak seçilmiş olduğu düşünülür.)

Maya uygarlığı

Author: Travel News / Etiketler:

Maya uygarlığı Amerika kıtasındaki Kolomb-öncesi uygarlıklardan biridir. Bir Orta Amerika uygarlığı olan Maya uygarlığı, binlerce yıl boyunca Meksika'nın güneydoğusundan, Honduras, El Salvador ve Guatemala'ya kadar uzanan bir bölgede hüküm sürmüştür. Meksika’nın güneydoğusunda beş devlet kurmuş Mayalar (Campeche, Chiapas, Quintana Roo, Tabasco ve Yucatán), tarihleri boyunca yüzlerce lehçe yaratmışlardır ve bu lehçelerden bazıları günümüzde hâlen konuşulan 21-44 Maya dilinin oluşumunu sağlamıştır. Bu uygarlık M.Ö. 600 dolaylarında yükselişe geçmiş, M.S. 3.yy.'da altın çağına (klasik dönem, M.S. 250-900) adım atmış, kent-devletlerinin siyasi kargaşalar sonucunda çöktüğü M.S. 900'e dek, geniş bir alanda varlığını sürdürmüş ve İspanyol işgaliyle de sona erme sürecine girmiştir. Maya uygarlığı birçok bakımdan sona ermişse de, yaygın inanışın aksine Mayalar yok olmamışlardır, hâlen bu ülkelerde yaşamakta ve Maya dillerinden bazılarını konuşmaktadırlar.

“Eski Mayalar”ın (Mayalar'ın bugünkü torunlarına kıyasla kullanılan deyim) astronomi, matematik, mimari ve sanat gibi birçok alanda ileri bir uygarlık düzeyinde oldukları görülmektedir. Rabinal Achí, Popol-Vuh, Chilam Balam gibi eserlerin bulunduğu Maya edebiyatı bu kültürün yaşamını betimlemektedir. İspanyol işgali 1697’de Itzá Mayaları’nın başkenti Tayasal’ın ve Guatemala’daki Ko'woj Mayaları'nın başkenti Zacpetén’in alınmasıyla tamamlanmış, son Maya devleti ise 1901’de başkentinin (Chan Santa Cruz) Meksika tarafından işgaliyle ortadan kalkmıştır.

Mayaların yurdu üç bölgeye ayrılır: Güneyin “Yukarı Topraklar”ı, güneyin (ya da ortanın) “Aşağı Topraklar”ı ve kuzeyin “Aşağı Topraklar”ı. ”Yukarı Topraklar” Guatemala ve Chiapas’ın irtifa seviyesi yüksek topraklarını kapsar. Güneyin aşağı toprakları “Yukarı Topraklar”ın hemen kuzeyinde yer alır ve Meksika’daki Petén’i (Campeche), Quintana Roo’yu, kuzey Guatemala’yı, Belize’yi ve El Salvador’u kapsar. Kuzeyin “Aşağı Topraklar”ı ise Yucatan Yarımadası’nın kalan kısmını ve Puuc Tepeleri’ni kapsar.

Klasik-öncesi dönemden itibaren olağanüstü yapılar inşa eden ve Nakbé, Mirador, San Bartolo, Cival gibi büyük kentler kurmuş olan Mayaların klasik dönemde kurdukları ünlü kentlerden bazıları Tikal, Quiriguá (her ikisi de Dünya Miras Listesi’ne alınmıştır), Palenque, Copán, Río Azul, Calakmul, Ceibal, Cancuén, Machaquilá, Dos Pilas, Uaxactún, Altún Ha, Piedras Negras’tır. Maya uygarlığının en ilgi çekici anıtları dinsel merkezlerdeki piramitlerdir. Ayrıca yöneticilerin sarayları ve duvar resimleri ve sıvayla süslü soylu kişilerin konutları da ilgi çekici anıtlar arasında yer alırlar. İlgi çekici Maya eserlerinden biri de, usta taş yontuculuklarıyla işledikleri, yöneticilerin şecerelerinin ve askerî zaferlerin betimlendiği, Mayalarca tetun (“ağaç-taş”) adı verilen anıtsal dikilitaşlardır. Mayaların ticari malları arasında yeşim taşı, kakao, mısır, tuz ve obsidyen taşı sayılabilir. Ön-Türkler gibi Mayalar da yeşim taşına özel bir önem vermişlerdir.